ASIK ÇATISMASI
Direnişe koşarak gidiyor bir Aşık.
Demleniyor denizin üzerinde,
kapışmaya girmeden önce.
Amacı aşkını kutlamak,
aracı ise politika.
Çünkü yapmışlar varlığını çözülmesi gereken bir problem.
Fakat aşıklar kukla değildir,
onların ipleri yoktur birbirine dolanacak.
Aşık olduklarında kopar bileklerindeki ipten kelepçeler.
Özgürlük aşkı hayatta tutar.
İpek gecelikler. Açılır memeler.
Lubunya çıplak olmak ister ay ışığında.
Barışıktır teniyle, bedeniyle.
Lubunya kendini sevmeye, özgürlüğe adar.
Aşk onu hayatta tutar.
Dik yokuşları tırmanabilir aşıklar, onlar zorluklara alışıklar.
Vişne veya kiraz.
Evet, bunun arasında bir fark var.
Sizin aşkınız kime yarar ?
Asla yanılmayınız !
Bu aşıklar aslında çok kurnazlar.
Oyunu nasıl oynayacağını iyi bilir,
uygun buldukça salağa yatarlar.
Aslan gibiler bu aşıklar,
sessizce izler,
bir anda kükremeleriyle bütün toprakları gürletirler.
Ay!
Ay!
Ay!
Ay’a bak ve biraz ders al !
Ulaşılamayan aşkların uğruna kına yak,
gusül abdesti misali bir duş al.
Direnişe koşarak gidiyor bir aşık.
Elinde manitası, cebinde çakmağı var.
Öfkeli güneşin kavuran yaz sıcağında
çatışma çıkacağı var.
Kan ve ter kaplıyız,
devrimin namlusunu eline al.
Ya da şok içinde ne yapacağını şaşır,
olduğun yerde don ve kal.
Lubunya sever ters kelepçeyi ama yatakta.
Polis amcanın hakimiyet mekanizması taklada.
Seni istemiyoruz burada.
Biliyoruz ki dayak yemeye geldik buraya, açız.
Dilimizi çıkardık,
ağzımızda acı biberler.
Gözlerimiz doldu ama açık.
Gazın en sevdiğim yanı senin de canını acıtmasıdır. Anca belki o zaman anlarsın
içinde bu birlikte bulunduğumuz tekenin halini. Fakat söylendi bana, sen bakmazmışsın
bile Ay’a. O zaman işte nafile, ben konuş sen anla. En iyisi biz bırakalım bu politize
işleri, atalım bir kaç el tavla.
Çok korumasız gözüküyorsun Lubunya’nın karşısında.
Kafanda kask kesilmiş tasın,
kolunda kalkan,
elinde copla.